hamilelikte süt ve yoğurt tüketimi
Sıvı Tüketimi. Hamileliğinizde en az vitamin ve mineraller kadar önemli olan sıvı tüketimi de hayati önem taşır. Günde 2 – 3 litre su tüketmeyi ihmal etmeyin. Ayrıca günde azar azar, sık sık yiyin, 6 öğün tüketin. Hamilelikte Beslenme ve Unutulmaması Gerekenler. Hamilelikte beslenme oldukça kıymetli ve önemli bir konudur.
Hamilelikte tüketilmemesi gereken besinlerin en başında az pişmiş yumurta geliyor. Doğru koşullarda saklanmamış ve beklemiş yumurtada salmonella adı verilen bir bakteri üreyebilir. Bu yumurtanın az pişmiş, rafadan veya kayısı kıvamında pişirilmiş olarak tüketilmesi çeşitli bağırsak enfeksiyonlarına ve gıda
Bunedenle de bağırsak sağlığı için gerekli ve florasını düzenleyen gıdaların yani yoğurt, ayran, peynir gibi süt ürünlerinin tüketimi önem taşımaktadır. Yine hamilelikte bağışıklık sistemi. Hamilelikte Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler Nelerdir? Hamilelikte bağışıklık sistemi güçlendirmek için
Ancaksüt ve yoğurt tüketiminde pastörize edilmemiş ve güvenilir olmayan ürünlerden uzak durulması gerekir. İçerisinde listeria adı verilen bakteriler bulunabilen pastörize edilmemiş gıdalar, düşüklere ve erken doğumlara neden olabilmektedir. Hamilelikte Tüketilmesi Gereken Diğer Gıdalar Nelerdir?
HamilelikteKalsiyum Tüketimi İçin Önerilerimiz; 2 su bardağı süt, 1 su bardağı yoğurt, 2 dilim beyaz peynir(60gr), 1 avuç badem veya fındık, 1 porsiyon (6-8 yemek kaşığı kuru baklagil yemeği veya sebze yemeği-özellikle ıspanak gibi) sebze yemeği veya kuru baklagil yemeği tüketmeniz gerekir.
Site De Rencontre Homme Femme Gratuit. "İki canlı" olma içgüdüsü ve annelik dürtüsüyle her istenileni yemenin yanlış bir algı olduğunu dile getiren Diyetisyen ve Fitoterapi Uzmanı Buket Ertaş, "Gebeliğin henüz ilk aylarından itibaren anne adayları fazla kalori almaları gerektiğini düşünür. Bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayamamaktan korkar. Ancak bu genellikle görülen bir durum değildir. İlk trimester dediğimiz gebeliğin ilk üç ayında annenin ekstra kalori almasına ihtiyaç yoktur. Normalde de sağlıklı ve düzenli beslenen bir anne adayı hayatına aynı şekilde devam edebilir. Bunun yanı sıra tabii ki hekim kontrolünde bebeğin gelişimi izlenmeli, beslenme uzmanından doğru beslenme eğitimi alınmalı ve hekimin verdiği takviyeler düzenli kullanılmalı" diye konuştu. ANNENİN EKSTRA KALORİ İHTİYACI 4'ÜNCÜ AYDAN İTİBAREN BAŞLAR Annenin ekstra kalori ihtiyacı 4. aydan itibaren başladığı bilgisini veren Buket Ertaş, bebek gelişiminin hızlandığını ve annenin ihtiyaçları artmaya başladığını da vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü "Ancak bu anne adayının her istediğini yiyebileceği anlamına da gelmez. Kalorinin nereden geldiği çok önemlidir. Esas meselenin doymak değil beslenmek olduğunun farkına varmak gerekir. İkinci trimester yani Aylar arasında annenin kalori ihtiyacı yaklaşık 300-350 kkal artar. Bu da yaklaşık ekstra 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, 1 porsiyon meyve, 1 kâse yoğurt tüketimine denk gelir. Üçüncü trimester yani gebeliğin son 3 ayında ise ekstra kalori ihtiyacı 450 kkal'dir. Bu dönem annenin ve bebeğin en çok kilo aldığı dönemdir. Risk yok ise hafif egzersizler ve sağlıklı gıda seçimlerinin en önemli olduğu dönemdir." Gebelikte sağlıklı beslenmek ve gerektiği kadar kilo alınmasını sağlamanın dünyaya gelecek olan bebeğin ileriki hayatında hastalıklarla savaşmasına katkı sunacağına işaret eden Uzm. Dyt. Buket Ertaş, gebelik döneminde yapılan beslenme hataları ve doğru davranış biçimlerinin nasıl olması gerektiği konusunda da açıklamalarda bulundu. ŞEKERLİ VE PAKETLİ GIDALARIN TÜKETİMİ KESİNLİKLE SIFIRLANMALI Rafine şeker tüketimi ile annenin kan şekerinde dalgalanmalar ve yükselmeler meydana gelebileceğini söyleyen Ertaş, "Şeker ve insülin dengesizlikleri bebeğin yüksek kan şekerine maruz kalmasına sebep olabilir. Bu da hem annenin diyabet riskini artırır hem de bebeğin ileride veya doğumdan hemen sonra diyabete yakalanma riskini artırır" diye konuştu. MEVSİM SEBZELERİ TÜKETİLMELİ "Dondurulmuş veya konserve gıdalar bozulma riski açısından tüketirken dikkatli olmalı" diye konuşan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, "Özellikle kapağı şişmiş ve hava almış konserveler hemen atılmalı, her kavanoz ayrı ayrı kontrol edilmeli. Ayrıca saklama süresi ve koşulları besin kaybının yaşanmasına neden olabilir. En iyisi mevsiminde sebze ve meyveleri tercih edip riski en aza indirmektir" dedi. MEYVE MİKTARI KİŞİNİN İHTİYACINA GÖRE PLANLANMALI, FAZLASINDAN KAÇINILMALI Meyvelerin bol miktarda vitamin barındırdığını ancak aynı zamanda gereğinden fazla tüketildiğinde kan şekeri yüksekliğinin, göbek çevresi yağlanmasının başlıca nedeni olabileceğinin de altını çizen Ertaş, "Aynı zamanda gereksiz früktoz karaciğer yağlanmasının da baş düşmanıdır. Özellikle kan yapması için tüketilen kuru meyveler annenin diyabet riskini yükseltiyor olabilir" dedi. BİTKİ ÇAYLARI VE İÇERİĞİ BİLİNMEYEN ÇAYLAR TÜKETİLMEMELİ "Uterus hareketlerini hızlandırmasında etkili olan, fitoöstrojenik etki gösteren bitkiler konusunda ekstra dikkatli olunmalıdır" Ertaş, "Özellikle düşük tehdidi bulunan anne adayları içmek istediği her çayı hekimine danışmalı" ifadelerini kullandı. Ertaş, açık satılan veya kış çayı gibi farklı bitki karışımlarının tağşiş riski sebebiyle daha fazla risk taşıdığını aktardı. AZ PİŞMİŞ ET VE İYİ YIKANMAMIŞ YEŞİLLİKLERE DİKKAT! Patojen bakterilerden korunmak ve enfeksiyon riskinin önüne geçmenin bu dönemde oldukça önemli olduğunu hatırlatan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, "Bu risk sadece ette değil yumurta kabuğunda bile vardır. Yumurtaya dokunduktan sonra mutlaka elleri bol su ve sabunla yıkamak gerekir. Dışarda yemek yenilecek ise etin mutlaka iyi pişmiş olmasını söylemek gerekir. Mümkünse salata yerine iyi pişmiş sebze tercih edilmelidir" diye konuştu. MEYVE SUYU VE HAMUR İŞİ AZ TÜKETİLMELİDİR Gebelikte hızlı kilo artışının önüne geçilmesi gerektiğini hatırlatan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, "Fazla kilo almak ve gebelik diyabetinin oluşma riskini minimize edebilmek için evde sıkılmış olsa bile meyve suyunun, hamur işlerinin tüketimi sınırlandırılmalıdır" dedi. YOĞURT EVDE YAPILIYORSA AÇIK SATILAN SÜT YERİNE PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT KULLANILMALIDIR Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinde brucella başta olmak üzere birçok patojenin barınma riski olduğunu ifade eden Ertaş. çiğ sütü evde kaynatmanın bazı patojenlerin öldürülmesinde etkili olmayabileceği uyarısında bulundu. RENKLİ VE ÇEŞİTLİ BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ Sağlıklı olan her gıdaya sofrada yer vermenin önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, "Gün içerisindeki öğün dağılımları, haftalık yemek planlaması mutlaka farkındalıkla ve gıda çeşitliliği olacak şekilde yapılmalı. Bu sayede anne ve bebek için gerekli olan bütün vitamin ve minerallere erişilmiş olunacaktır. Tek yönlü beslenmenin malnutrisyona sebep olabileceği unutulmamalı" dedi. YANLIŞ DİYET BESLENME EKSİKLİĞİNE SEBEP OLABİLİR Gebelik döneminde doğru bir şekilde diyet yapılması gerektiğini belirten Ertaş, gebelikte yapılabilecek en doğru diyet listesi kişiye özel olmalı uyarısında bulunarak mutlaka bir uzmandan yardım alınması gerektiğini de önemle vurguladı.
Hamilelik dönemi fiziksel ve ruhsal pek çok değişikliği beraberinde getiren çok özel bir dönemdir. Anne adaylarını içlerinde yeni bir canlının büyümesi her ne kadar çok heyecanlandırsa da bazı endişeleri de beraberinde getiriyor Hamilelik sürecimde neler tüketmeliyim, neler tüketmemeliyim gibi… Anne karnındaki bebekler için tek besin kaynağı anneleridir. Hamile olan annelerin tükettiklerinin niteliği ve niceliği hem annenin hem de bebeğin sağlığını etkilemektedir. Bu nedenle hamilelik döneminde beslenmeye ekstra özen gösterilmelidir. Hamilelikte yeterli kalsiyum almak için süt, yoğurt, peynir; demir ve proteini karşılamak için et grubu, kurubaklagiller; gerekli enerji ve B grubu vitaminleri için tam tahıl ürünlerini; gerekli vitamin ve mineraller için bol bol renkli sebze ve meyve tüketiminin gerektiğini biliyor veya sık sık duyuyoruz. Ancak hamilelik döneminde tüketilmesi gereken yiyecekler kadar önemli olan bir diğer konu da aslında hamilelik döneminde tüketilmemesi gereken besinlerdir. Bazı besin ve maddelerin hamilelik dönemindeki tüketimi anne ve bebek sağlığı açısından risk oluşturmaktadır. Hamilelikte uzak durulması gerekenlerin başında kesinlikle alkol gelmektedir. Hamilelik ile birlikte alkol tüketimi tamamen bırakılmalıdır. Alkol düşük ve ölü doğumlara neden olur. Ayrıca bu dönemde sigaradan da uzak durmak gerekiyor. Hamilelik döneminde aşırı alınan kafein bebeğe zarar verebilmektedir. Bu nedenle kafein içeren çay ve kahve tüketimi kesinlikle sınırlandırılmalıdır. Ayrıca çikolata, kakao, kola gibi ürünler de kafein içermektedir. Hamilelik döneminde çay ve kahveyi sınırlayan anneler bitki çaylarına yönelmektedir. Ancak özellikle hamilelik döneminde bitki çaylarına dikkat etmek gerekiyor. Örneğin adaçayı, sinameki, fesleğen, ahududu, keten tohumu gibi çaylar düşük, erken doğum, gebede kanama ve rahim kasılmasının artması gibi sonuçlara sebep olabilir. Ihlamur, papatya, rezene, nane, kuşburnu hamilelik döneminde içilebilir. Ancak bunları da günde 2 fincan ile sınırlamak ve demledikten sonra bekletmeden içmek uygun olacaktır. Hamilelik süresi boyunca doktordan onay almadan herhangi bir bitki çayı tüketilmemesinde fayda vardır. Pastörize edilmemiş süt ve bunlarla yapılan gıdalardan listeria bakterisi bulaşıp enfeksiyon oluşturabilir ve bu enfeksiyon da gebelikte düşük, yeni doğan enfeksiyonu, erken doğum ve bebeğin anne karnında ölme riskini arttırır. Pastörizasyon işlemi bu bakteriyi yok eder. Bu nedenle pastörize süt tercih edilmelidir. Çiğ sütten üretilen peynir, yoğurt gibi gıdalar da tüketilmemelidir. Listeria riski çiğ veya iyi pişmemiş et/tavuk/balık ürünlerinde de vardır. Çiğ et ürünlerinde yine gebelikte bebeğin hayatını tehlikeye sokan ve doğum anomalilerine neden olabilen toksoplazma enfeksiyonu riski de vardır. Bu süreçte et ürünlerini içinde pembelik kalmayacak şekilde iyice pişirerek tüketmek gerekmektedir. Çiğ yumurtada salmonella riski bulunmaktadır. Bu bulaş riskine karşı yumurta iyice pişirilerek tüketilmelidir. Ayrıca çiğ yumurta kullanılarak yapılan mayonez, tatlı da tüketilmemelidir. Yıkanmamış meyve ve sebzelerde de bulaş riski vardır. Meyve ve sebzeler mutlaka iyice yıkandıktan sonra yenilmelidir. Ağır metal içeren deniz ürünleri bebeğin sinir sistemine zarar verir. Yüksek miktarda ağır metal içeren uskumru, kılıç balığı, köpek balığı ve kiremit balığı hamilelikte tercih edilmemelidir. İyi bir omega 3 ve protein kaynağı olmasına rağmen balığı gebelik sürecinde haftada 2 ile sınırlamak uygun olacaktır. Ciğer yüksek miktarda A vitamini içeren bir besindir. A vitaminin fazlasının toksik etkisi vardır, zehirlenmelere ve doğum anomalilerine sebep olabilir. Hamilelikte bazen belli miktarlarda, iyi bir demir de kaynağı olan ciğer iyice pişirilmiş olarak tüketilebilir ancak A vitamininin bu toksik etki riskinden dolayı sınırlandırılmalıdır. Üretimde işlem görme oranı arttıkça mikrop bulaşma oranı artar. Sucuk, salam, sosis vb. işlem görmüş et ürünleri hamilelikte tercih edilmemelidir. Ayrıca bu ürünler yüksek sodyum içeriklerinden dolayı hamilelikte ödeme yol açar. İçerisinde katkı maddesi bulunan, yüksek oranda şeker, yağ içeren asitli içecekler, kutu meyve suları, uzun ömürlü konserve, abur cubur gibi her türlü hazır gıdadan hamilelik sürecinde uzak durmakta fayda vardır. Ayrıca bol şeker, basit karbonhidrat içeren ürünler pasta, kek, börek, şerbetli tatlı, kızartma vb. ürünler yüksek kalori içermesine rağmen anneye de bebeğe de fayda sağlamamaktadır. Ancak bu bol kaloriyle gelen kilo her ikisinin de sağlığını tehlikeye atmaktadır. Turşu, bazı peynir ve zeytinler, cipsler, bazı sos ve hazır gıdalar yüksek oradan tuz içerdiklerinden ödeme neden olur. Hamilelik sürecinde az tuzlu turşu, peynir, zeytin tercih edilmelidir. Hamilelikte tüketilmemesi gereken yiyecekleri ana başlıklar halinde bu şekilde sınırlandırabiliriz. Genel olarak bahsettim ancak danışanlarımdan ve aldığım sorularda sık sık duyduğum bazı besinler de var Hamilikte ……. tüketebilir miyim diye… Hazır bu konuyu ele almışken o besinlere de açıklık getirmek istiyorum. Bana soranlar dışında da merak eden anne adayları vardır belki. Onların da kafasındaki soru işaretleri gitmiş olur böylelikle. ? Hamilelikte “ayva, avokado, bal, polen, balık, acı yemekler, armut, badem, çekirdek, kabak çekirdeği, ceviz, cips, çikolata, ciğer, çilek, çağla, domates, dondurma, elma, ekmek, greyfurt, hurma, havuç, şeftali, hamburger, incir, jelibon, kestane, limon, leblebi, lokum, mantar, midye, muz, mandalina, maydanoz, nar, peynir, tahin, patates, sucuk, salam, sarımsak, kuru üzüm, turşu ” yenir mi? Hamilelikte ayva, armut, çilek, çağla, domates, elma, greyfurt, havuç, mantar, şeftali, muz, limon, mandalina iyice yıkandıktan sonra yenilebilir. Vitamin, mineral içerikleri ve bol posalı yapısıyla hamilelikte de sık karşılaşılan bir sorun olan kabızlığa iyi gelmesi nedeniyle günde 5-7 porsiyon sebze ve meyve tüketimini öneriyoruz. Hamilelikte nar tüketiminin düşüğe ve bebekte lekeye neden olacağı yönünde bir inanış vardır. Ancak bu konuda bilimsel bir veri yoktur. Aksine nar hamileler için önerilebilecek sağlıklı bir besindir. Sağlıklı olan her besin için önerdiğimiz aşırıya kaçmama durumu nar için de geçerlidir. Badem, çekirdek, kabak çekirdeği, ceviz gibi yağlı tohumlar çiğ olarak hamilelikte tüketebilir. Hatta içerdikleri E vitamini, demir, kalsiyum ve sağlıklı yağlar nedeniyle tüketilmelidir. Sadece yüksek kalori içerdiklerinden dolayı porsiyon kontrolü önemlidir. Hurma ve kuru üzüm de demir içeriği nedeniyle hamilelerin tüketebileceği besinlerdir. Ayrıca yüksek şeker içeriğiyle tatlı ihtiyacını bastırır. Ancak yine bu sebeple mutlaka porsiyon kontrolü sağlanmalıdır. Hamilelikte bazen belli miktarlarda ciğer iyice pişirilmiş olarak tüketilebilir ancak ciğerin içerisinde bol miktarda bulunan A vitamininin aşırı alımı toksik etkiye neden olmasından dolayı sınırlandırılmalıdır. Yüksek miktarda ağır metal içeren uskumru, kılıç balığı, köpek balığı ve kiremit balığı hamilelikte tercih edilmemelidir. Ağır metal içermeyen balıklar tercih edilebilir. Hamilelik sürecinde balığı haftada 2 ile sınırlamak uygun olacaktır. Avokado, içerisinde bulunan çözünür ve çözünmez lifler sayesinde sindirim sistemi sağlığını geliştirir. Hamilelikte görülen bulantı, kabızlık, mide yanması gibi problemlerde yardımcı olabilir. Hamilelikte avokado tüketilebilir. Hamilelikte artan kalsiyum ihtiyacını da karşılamak için peynir tüketimi önemlidir. Ancak çiğ sütten üretilen peynirde listeria riski bulunduğundan tüketilmemelidir. Peyniri az tuzlu tercih etmek gerekir. Sarımsak, içerisinde bulunan alisin adlı bileşik sayesinde doğal bir antibiyotik ve antioksidandır. Ayrıca prebiyotik besin olan sarımsak bağırsak sağlığını güçlendirir. Hamilelikte her gün 1 diş sarımsak tüketilebilir. Turşu, probiyotik ve yüksek lif içeriğiyle bağırsak sağlığı için faydalıdır. Ancak turşular aynı zamanda yüksek oranda tuz da içermektedir. Hamilelikte sık karşılaşılan bir sorun olan ödeme sebebiyet vermemek için tüketim miktarına ve sıklığına dikkat etmek ve az tuzlu tercih etmek gerekir. Sucuk, salam, sosis vb. işlem görmüş et ürünleri hamilelikte tercih edilmemelidir. Üretimde işlem görme oranı arttıkça mikrop bulaşma oranı artar. Ayrıca bu ürünler yüksek sodyum içeriklerinden dolayı hamilelikte ödeme yol açar. Hamilelikte acı yemekler zaten sık karşılaşılan bir sorun olan mide yanmasına sebebiyet verebilir. Çikolata da aynı şekilde reflü şikâyetlerini arttırabilir. Ayrıca jelibon, lokum, cips gibi içerisinde katkı maddesi bulunan, yüksek oranda şeker, yağ içeren besinlerden hamilelik sürecinde mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Hamburger de ekmeği ve soslarıyla fazla miktarda basit karbonhidrat, yağ ve tuz içermektedir. Bu nedenle tercih edilmemesi yerinde olacaktır. Hamburgeri dışarıda tüketmeyip evde besleyici şekilde hazırlayıp tüketebilirsiniz. Canınız çikolata istediğinde az miktarlarda bitter çikolata tercih edebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında dondurma tercih edilebilecek en masum tatlılardan olabilir. Hamilelik sürecinde de güvendiğiniz yerlerde hazırlanmış 1-2 top dondurmayı haftada 1-2 gün tüketebilirsiniz. Artan enerji ve B grubu vitaminleri için tam tahıl ürünlerinden hazırlanmış ekmekler tercih edilmelidir. Beyaz ekmeği basit karbonhidrat olmasından ve besleyicilik değerinin daha az olmasından dolayı tercih edilmemesini istiyoruz. Leblebi hamilelik bulantılarına da iyi gelebilecek bir besindir, hamilelikte tüketilebilir. Kestane ve patates de hamilelikte tüketilebilir. Karbonhidrat içeriklerinin yüksek olması nedeniyle porsiyon kontrolü sağlanmalıdır. Tahin faydalı vitamin ve mineralleri içermesi açısından önemli bir besindir. Hamilelik döneminde de rahatlıkla tüketilebilir. 1 yemek kaşığı tahin yaklaşık 90 kalori içermektedir. Bu nedenle kontrollü tüketilmelidir. Bal bebekler için güvenli olmadığından anne adayları hamilelikte bal tüketimi konusunda endişelenmektedir. Saf ve pastörize edilmiş balın hamilelikte kullanımı güvenlidir. Güvenilir markalar tercih edilmelidir. Ayrıca alerji şüpheniz varsa tüketmeden önce doktorunuza danışın. 1 yemek kaşığı bal ortalama 60-65 kalori içermektedir ve porsiyon kontrolü dâhilinde tüketilmelidir. Maydanoz normalde çok sağlıklı bir besin olmasına rağmen hamilelikte kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Fazla miktarda tüketilen maydanoz düşüğe neden olabilir. Hamilelikte maydanoz suyu ise tüketilmemelidir. Maydanoz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışın. Hamilelikte tüketimi en çok merak edilenlerden de biri de polen. Polenin hamilelikte tüketimi güvenli değildir. Hamilelikte midyenin de tüketimi güvenli değildir. Midye ağır metaller içerdiği için ve Hepatit A riski nedeniyle tüketilmemelidir. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
3. Aydan Sonra Beslenmeye Dikkat edilmesi GerekirGebeliğin 3. ayından sonra hormonlar normal seviyesine girerek düzelir. Bunun ile birlikte anne adayı hem fiziksel açıdan hem de psikolojik açıdan daha rahat bir sürece girer. 3. Ay itibari ile beslenme bebeğin sağlığı için çok daha önemli bir hal alır. Bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için annenin yeterli ve dengeli beslenmesi gerekiyor. Anne adayı, bebeğin zihinsel ve bedensel gelişimini en doğru şekilde tamamlayabilmesi için tüm besin gruplarından azar azar tüketmesi gerekir. Hamilelik sürecinde bebeğin büyümesi ve gelişmesi, annenin her gün beslenmiş olduğu besinlerin plasenta aracılığı ile fetusa geçilmesidir. Fetus Nasıl Beslenir? Fetus annenin depolarından besin ihtiyacını karşılar. Anne sürekli olarak enerjiye ihtiyaç duyar. Ancak gebeliğin 20. Haftasında enerji ihtiyacı daha çok artar. Hamilelik süreci boyunca anne adayında belli bir kilo artışı söz konusu olabilir. Bu kilo 11 ila 14 arasında değişkenlik gösterebiliyor. İlk Aylar Az Ama Sık Beslenme Anne adayına hamilelik öncesinde en az 3 ay boyunca folik asit takviyesi yapılması gerekir. Bunun yanı sıra anne adayı mide bulantıları yaşar. Bu yüzden yağsız, kokusuz ve baharatsız yiyecekler yemesi gerekir. Biraz atıştırmalık yemekler tüketilmesi mide bulantısını bastırabilir. Balık, yumurta, süt ve süt ürünleri tüketilmeli. Ancak bu kokulara karşı bir hassasiyet başlamışsa yeme konusunda kendisini zorlamasına gerek yoktur. 3. Aydan Sonra Beslenmeye Dikkat edilmesi Gerekir Gebeliğin 3. Ayından sonra hormonlar normal seviyesine girerek düzelir. Bunun ile birlikte anne adayı hem fiziksel açıdan hem de psikolojik açıdan daha rahat bir sürece girer. 3. Ay itibari ile beslenme bebeğin sağlığı için çok daha önemli bir hal alır. Gebeliğin bu sürecinde itibaren günlük en az 2200 kalori alınması gerekir. 3 ara öğünün atlanmadan kesinlikle yapılması gerekir. Öğünlerde meyve, sebze, yoğurt ve süt gibi kan şekerini dengeleyen besinlerin alınması gerekir. Süt Ve Süt Ürünlerinin Tüketimi Oldukça Önemlidir Hamilelik sürecinde günlük düzen içerisinde besin alınması gerekir. Her gün düzenli olarak en az bir bardak süt içilmesi gerekir. Süt sevmiyorsanız yoğurt ya da peyniri tüketebilirsiniz. Yumurta protein açısından oldukça zengin bir besin olduğu için, hamilelik sürecinde tüketilmesi faydalı olacaktır. Kırmızı Et Tüketimi Hamilelikte Son Derece Önemli Anne karnında bebeğin gelişimini tamamlayabilmesi için düzenli bir şekilde besin alması gerekir. Besinlerin içerisinde şu ürünler yer alır SütKırmızı etPeynirYoğurtBalıkCevizKayısı Gibi hem protein hem de karbonhidrat içerikli besinler homojen bir şekilde tüketilmesi gerekir. Kırmızı et bu konuda çok önemlidir. Yağ, fosfor, sodyum, kalsiyum, çinko ve demir gibi mineraller içerdiği için hamilelikte önemli besinler arasında yer alır. Hamilelikte Balık Tüketimi Önemlidir Omega 3 ve 6 yağ asitleri ile protein açısından son derece önemli bir besindir. Bebeğin beyin ve göz gelişimi için balığın tüketilmesi gerekir. Ancak bazı balıklarda civa oranı çok yüksek olduğu için tehlikeli olabiliyor. Bu yüzden haftada yalnızca 350 gram kadar balık tüketilmesi yeterli olacaktır.
Bu vesile ile Süt ve süt ürünleri içerisinde bulunan bol miktarda kalsiyumdan dolayı gebelikte süt ve süt ürünlerinin tüketimi, bebeğin iskelet sisteminin gelişimi açısından oldukça Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan anne ve bebek sağlığı için kalsiyum alımının önemini şu şekilde açıklıyor “Gebelikte, normalde vucudun ihtiyacı olan kalsiyum miktarın yaklaşık iki katı kadar kalsiyum alınmalıdır. Çünkü bebeğin iskelet sisteminin gelişmesi için gerekli olan kalsiyum ;anne beslenmesinde yeterince alınmadığı takdirde annenin hamileliği süresince diş ve kemiklerinde bulunan kalsiyum depolarından sağlanmaktadır.”Süt ve süt ürünleri yeterli miktarda alınmamasından dolayı kalsiyum eksikliğine bağlı olarak ; annenin dişlerinde çürüme ve bacaklarında eğrilme, ileriki yıllarda kemik erimesi osteoporoz oluşmasına zemin hazırlayabilir. İşte bu nedenlerden dolayı hamilelik döneminde süt, peynir ve yoğurt tüketmek önem kalsiyum ihtiyacı ne kadardır?Yörsan Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan’ın verdiği bilgiye göre, hamile bir bayanın günde 1000 miligram 1 gram kalsiyum alması, eğer anne adayı 18 yaşın altında ise günlük 1300 mg kalsiyum alması tavsiye edilmektedir.
gebelikte süt mü ayran mıgebelikte yoğurt tüketimihamilelik döneminde beslenmehamilelikte ev yapımı yoğurthamilelikte süt içilir mihamilelikte süt içilmesihamilelikte süt yerine ne içilirhamilelikte süt yerine yoğurt Kalsiyum ihtiyacı hamilelikte olduğu kadar diğer zamanlarda da temel kalsiyum kaynakları olarak görülen süt ve yoğurdun yararlı ve riskli yönleri, son araştırmalara göre uzman yorumları yer özellikle anne adayları için evde mayalanmış doğal yoğurdu Tercih Edilme Nedenleri;Yoğurtta bulunan aktif kültürler, kalsiyum emilimini arttırır. Antibiyotik kullanımı bağırsaklardaki kalsiyum emilimini arttıran yararlı bakterilere de zarar verebilmektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanıldığında yoğurt tüketilmesi tavsiye asit baz dengesini düzensizliklerinin giderilmesine ve ishal problemine iyi su bardağı yoğurtta da 120 mg. kalsiyum vardır. Protein ve B12, B6 vitaminleri riboflavin kaynağıdır. Yoğurt suyunda bulunan riboflavin, büyüme, doku yenilenmesi ve enerji metabolizmasında görevlidir. Riboflavin yoğurdun suyunda bulunur, bu su atılmamalı ve mutlaka bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar, gıda zehirlenmelerine karşı sisteminin sağlıklı çalışmasına etkisi bulunmaktadır, mide rahatsızlıklarını hastaları için yararlıdır, kan şekerini riskini azaltır, özellikle kolon kanserine karşı koruyucu etkisi kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur, LDL kolesterolü olarak; Oniki parmak bağırsağı ülseri olanlarda riskli durumlar oluşturabilir. Sütün Daha Az Tercih Edilmesinin Nedenleri;Sütte bulunan laktoz alerjen bir madde olabilmektedir. Laktoz zor sindirilir ve bu nedenle bazı insanlarda gaz, şişkinlik, mide bulantısı vb. şikayetler dönemlerde yapılan araştırmalarda süt; içerdiği yüksek kalsiyum nedeniyle kemiklerin kalsiyum yapısını desteklemek yerine protein bakımından zengin olmasından dolayı vücudun asidik yapısını destekleyerek kemiklerden kalsiyum çekmekte ve idrarda kalsiyum miktarını bulunan kazein proteini, alerjen ilerki yaşlarda kanser gelişimini hızlandırdığını gösteren araştırmalar vardır.
hamilelikte süt ve yoğurt tüketimi