haccın farz olduğunu gösteren ayet hangisidir

Haccınvakti bütün bir yılı kapsamamakta olup, aylarla ve hatta günlerle sınırlıdır. Hac ayları; Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk 10 (on) günüdür. Hac aylarından önce; hac için ihrama girilemez. Eğer ihrama girilirse bu ihram Hac için geçerli kabul edilmez. Hac vakitleri dışında kutsal beldelere Allah ta bunu yapmanın ne derece büyük bir yanlış olduğunu anlatıyor bizlere. Şimdi yazacağım ayet Hac konusunda, yukarıda Allah ın açıklamasını yaptığı, Haram ayları işaret ederek bakın bizlere Haccın ne zamanlar yapılabileceği konusunda, nasıl net bir açıklama yapıyor. Bakara 197: Hac, bilinen aylardadır. Haccınfarz bir ibadet olduğunu ve yerine getirilmesi gerektiğini Kur'ân-ı Kerîm'i te'yiden bildiren hadisimiz, aynı zamanda ümmet olmanın gereklerinden birini de ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber'in, "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!" Namazın farzları, İslam’ın beş şartından biri olan namaz, aklı başında olan, buluğ çağına girmiş Müslümanlara farz- ayındır. İnsan ahrette ilk olarak namazdan hesaba çekilecektir. Bu nedenden dolayı kişinin namazına dikkat etmesi ve farz olunduğu şekilde kılması önerilir. Namazın 6’sı içinde 6’sı 1- Hac farz, umre sünnettir. 2- Hac belirli zamanlarda yapılır, umre ise hac zamanı dışında her zaman yapılabilir. 3- Bir yıl içinde ancak bir kez hac yapılabilir, umre ise birden çok yapılabilir. 4- Umrede sadece ihram a girilerek Kabe tavaf edilir ve sa'y yapılır. 5- Umrede vakfe , şeytan taşlama ve kurban kesme yoktur. Site De Rencontre Homme Femme Gratuit. Değerli kardeşimiz, Haccın şartları; erkekleri ve kadınları içine alan genel veya yalnız kadınlarla ilgili özel şartlar olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlar tam olarak bulununca hac ve edası farz olur. Aksi halde farz olmaz. Haccın Genel Şartları Bunlar; farz oluşunun, sıhhatinin veya edasının şartları kabilinden olur. Müslüman, akıllı, ergin, hür ve haccetmeye gücünün yeter olması gibi. 1. Müslüman Olmak Kâfire hac farz olmaz. İbadeti eda ehliyeti bulunmadığı için, onun yapacağı hac geçerli değildir. Münkir hac yapsa, sonra İslâm'a girse, ona İslâm'ın haccı farz olur. Hanefilere göre, kâfir, şeriatın furûu ile muhatap olmadığı için, haccı terkten dolayı hesaba çekilmez. Çoğunluk hukukçulara göre ise o, furû İslâmî emir ve yasaklara muhataptır ve ahirette bunlardan hesaba çekilir. 2. Ergin ve akıllı olmak Çocuk ve akıl hastaları hacla yükümlü değildir. Çünkü bunlar şer'î hükümlerle yükümlü tutulmamışlardır. Akıl hastasının yapacağı hac veya umre, ibadet ehliyeti bulunmadığı için sahih olmaz. Bu ikisi hac yapsa, sonra çocuk büluğ çağına ulaşsa, akıl hastası iyileşse, bunlara hac farz olur. Çocuğun bülûğdan önce yaptığı hac nafile sayılır. Hadiste şöyle buyurulur "Üç kişiden kalem kaldırılmıştır Uyanıncaya kadar uyuyandan, gençlik çağına girinceye kadar çocuktan, şifa buluncaya kadar akıl hastasından." Ebû Davûd, Hudud,17; İbn Mâce, Talâk, 15. Akıl hastalığı, bayılma, sarhoşluk ve uyku ihramı ortadan kaldırmaz bk. İbnü'l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr, II/120 vd.; el Meydânî, el Lübâb, I/177; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, I/308 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/218-222, 241, 248-250. 3. Hür olmak Köle, esir ve mahkûma hac farz değildir. Çünkü hac, süresi uzun, belli bir yolculuğu gerekli kılan ve yolculuğa güç yetirilmesi şart kılınan bir ibadettir Hürriyetten yoksun olan kimsenin bunu ifa etmesi mümkün olmaz. 4. Vakit Arafat'ta vakfe ve ziyaret tavafı için belirli vakitlere yetişmedikçe hac farz olmaz. Şu ayetler haccın vakitli bir ibadet olduğunu gösterir " Sana yeni doğan ayları hilaller sorarlar. De ki 'O, insanların faydası için vakit ölçüleridir.'" Bakara, 2/189 "Hac ayları bilinen aylardır..." Bakara, 2/197 Hanefi ve Hanbelîlere göre, hac ayları; Şevvâl, Zilkâde ve Zilhicce'nin ilk on günüdür. Buna Abadile adıyla anılan İbn Mes'ud, İbn Abbâs, İbn Ömer ve İbnü Zübeyr'den nakledilendir. "En büyük hac hacc-ı ekber günü, kurban bayramı günleridir." Buhârî, Hac, 33, 34, Umre, 9; Müslim, Hac, 123; Nesâî, Menâsik, 77; Dârimî, Menâsik, 38; Muvatta ; Hac, 63. hadîsi delil olarak gösterilir. Bu sürenin dışındaki vakitler, farz hac için ihrama girmeyi ve haccın rükünlerini ifaya elverişli değildir. Ancak hac niyetiyle ihrama, bu aylardan önce girilse, ihram geçerli ve yapılacak hac sahih olur. Delili "Hac ve umreyi Allah için tamamlayınız..." Bakara, 2/196 ayetidir. Bu durumda hac ayları girmedikçe hac fiillerinden bir şey yapmak caiz olmaz. Hanefilere göre ihram bir şart olup, bunun öne alınması, abdestin namaz vaktinden öne alınması gibidir. Çünkü ihram, hac yapacak kişinin kendisine bazı şeyleri yasaklaması ve bazı şeyleri de gerekli kılmasıdır. Yine bu, ihramı, Mîkat'tan önce başlatmak gibi olur. Bununla birlikte hac aylarından önce ihrama girmek mekruhtur. İbn Abbâs'ın ö. 68/687 naklettiği; "Hac için, ancak hac aylarında ihrama girilmesi sünnetlerdendir." Buhâri, Hac, 33 hadisi delildir. Mâlikîlere göre, hac ayları tam üç aydır. İhramın vakti, Şevvâl'in başından, yani Ramazarı bayramının ilk gecesinden itibaren başlar, Kurban bayramı sabahı şafak sökünceye kadar devam eder. Bir kimse bayram sabahı şafak sökmezden önce, bir an, ihramlı olarak Arafat'ta dursa hacca yetişmiş olur. Geride ziyaret tavafı ve sa'y gibi ibadetler kalır İbnü'l-Hümâm, II/ 220 vd.; İbn Kudâme, el Muğnî, III/271; eş-Şirâzî, el Mühezzeb, I/200; ez-Zühaylî, III/63-65. 5. Haccı ifaya gücünün yetmesi istitâa. Bu; beden, mal veya yol emniyeti ile ilgili olabilir. Ayette, "Oraya gitmeye gücü yeten herkese, Allah için Kâbe'yi ziyaret edip haccetmek farzdır." Âl-i İmrân, 3/97 buyurulur. Ayetteki "hacca yol bulabilen, hacca gitmeye gücü yeten" ifadesi Hanefîlere göre "bedenî, mâlî ve emniyet" unsurlarını kapsamına alır. Bunlar haccın edasının şartlarını oluşturur. a. Beden sağlığı ve sağlamlığı. Buna göre; yatalak, hasta, kör, felçli, iki ayağı kesik, binit üzerinde kendi başına duramayan yaşlı kimse, tutuklu bulunan ile zalim yöneticilerin hac için vize vermediği kimseler üzerine hac farz olmaz. Çünkü Allah Teâlâ, haccın farz olması için "gücün yetmesi"ni şart koşmuştur. İbn Abbâs "istitâa"yı yol azığı zâd ve binit râhile olarak tefsir etmiştir. Ayette, "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez." Bakara, 2/286 buyurulur. b. Gerekli maddî güce sahip olmak. Bu yolda tüketeceği yiyecek ve oraya varabilmek için bineceği vasıtadan ibarettir. Buna göre, bir kimseye haccın farz olabilmesi için, hac süresince hem kendisinin, hem de bakmakla yükümlü olduğu kimselerin nafakalarını ve nakil vasıtasını temin gücüne sahip olmalıdır. Mekkeliler ve Mekke çevresinde oturanlar için nakil aracına sahip olmak şart değildir; yaya yürüyecek durumda bulunmaları yeterlidir. c. Yol emniyeti. Haccın farz olması için yol güvenliğinin bulunması şarttır. Bu, Ebû Hanife'ye göre, vücûbunun, bazılarına göre ise edasının şartlarındandır. Kadın için yol emniyeti; beraberinde neseb veya sihrî evlilikle doğan hısımlık hısımlardan fâsık olmayan akıllı, ergin veya murâhık 12 yaşla büluğ arası erkek çocuğu mahrem birisinin veya kocasının bulunmasıyla gerçekleşir. Kadının yanında kocası veya mahrem bir hısımı olmaksızın, Mekke'ye üç gün üç gece sefer mesafesi ve daha uzak yerden gelerek hac yapması tahrîmen mekruhtur. O, mahremsiz hac yaparsa kerâhetle birlikte caiz olur. Mahremin bulunması vücûb şartıdır. Eda şartı diyenler de vardır. Günümüzde yaygın fesat sebebiyle, kadın süt erkek kardeşiyle yolculuk yapamaz. Çünkü genç sıhrî hısımlarda olduğu gibi, süt hısmıyla başbaşa kalmak halvet mekruhtur. Şâfiîler buna "kadının, kafilede güvenilir diğer kadınlarla birlikte hac yapabileceği" esasını ilave ederler bk. el-Kâsânî, II/121-125; el-Meydânî, el-Lübâb, I/177; İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtâr, II/94-199; eş-Şîrâzî, 196-198; ez-Zühaylî, III/25-32. Kendinizi bu şartlara uygun görüyorsanız, hac üzerinize farzdır. Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet Soru Son Cuma hutbesinde bir hatip, haccı edâ etmenin sadece erkekler üzerine farz olduğunu, kadınlar üzerine farz olmadığını söyledi. Bu söze delil olarak herhangi bir hadis veya âyet zikretmeniz mümkün müdür? Hatibin söylediği bu söz doğru değil ise, buna delâlet eden herhangi bir hadis veya âyet zikredebilir misiniz? Cevap metni Allah’a hamd ömürde bir defa olmak üzere, gücü yeten ve dînen mükellef sayılan herkesin üzerine farz-ı ayındır ve İslâm'ın bir rüknüdür. Haccın farz oluşu, Kur'an-ı Kerim, Sünnet ve âlimlerin icmâı oybirliğiyi ile sâbitttir. Birincisi Kur'an-ı Kerim'den delili Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur ... وَلِلهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلاً وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ [ سورة آل عمران من الآية 97 ] "Yoluna gücü yetenlerin Beytullah'ı haccetmeleri, Allah'ın insanlar üzerindeki bir de haccın farz oluşunu inkâr ederse, bilsin ki Allah, âlemlerden onun haccından ve diğer amellerinden müstağnîdir." Âl-i İmrân Sûresi 97 Bu âyet-i kerime, haccın farz oluşu konusunda kesin delildir. Zirâ Kur'an-ı Kerim ... وَلِلهِ عَلَى النَّاسِ.. "Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır". Sıygasıyla ifâde etmiştir ki,bu sıyga; lüzumluluk ve gereklilik ifâde da haccın farz oluşuna biz, haccın farz olduğunu güçlü bir şekilde tekid ettiğini Kur'an-ı Kerim'in şu ifâdesinde buluyoruz ... وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ "... Kim de haccın farz oluşunu inkâr ederse, bilsin ki Allah, âlemlerden onun haccından ve diğer amellerinden müstağnîdir." Çünkü Allah Teâlâ, farzın inkârının karşılığını küfür olarak saymış ve haccı terketmenin, bir müslümanın ameli olamayacağını, gayr-i müslimin ameli olacağını bununla belirtmek istemiştir. İkincisi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetinden delili Bu hadislerden birisi, İbn-i Ömer'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunan hadiste Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur بُنِيَ الْإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ، وَإِقَامِ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ، وَحَجِّ الْبَيْتِ. [ متفق عليه ] "İslâm, beş esas üzerine binâ olunmuştur Allah'tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilahın olmadığına ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah'ın elçisi olduğuna şâhitlik etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Beytullah'ı haccetmektir."Buhârî; hadis no 8. Müslim; hadis no 16. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- بُنِيَ الْإِسْلاَمُ ... [ متفق عليه ] "İslâm, ... bina olunmuştur ..." diye ifâde etmesi; haccın, İslâm'ın rükünlerinden birisi olduğuna delâlet etmiştir. Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir خَطَبَنَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ أَيُّهَا النَّاسُ! قَدْ فَرَضَ اللهُ عَلَيْكُمُ الْحَجَّ فَحُجُّوا. فَقَالَ رَجُلٌ أَكُلَّ عَامٍ يَا رَسُولَ اللهِ؟ فَسَكَتَ حَتَّى قَالَهَا ثَلَاثًا. فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَوْ قُلْتُ نَعَمْ لَوَجَبَتْ، وَلَمَا اسْتَطَعْتُمْ ثُمَّ قَالَ ذَرُونِي مَا تَرَكْتُكُمْ، فَإِنَّمَا هَلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ بِكَثْرَةِ سُؤَالِهِمْ وَاخْتِلَافِهِمْ عَلَى أَنْبِيَائِهِمْ، فَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِشَيْءٍ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ، وَإِذَا نَهَيْتُكُمْ عَنْ شَيْءٍ فَدَعُوهُ. [ رواه مسلم ] "Allah'ın elçisi bize şöyle hitâb etti "Ey insanlar! Hac size farz kılındı. O halde hac yapın. Sahâbeden bir adam - Ey Allah'ın elçisi! Her sene mi hac yapmak bize farz kılındı? Diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona cevap vermedi. Sahâbî sorusunu üç defa tekrarlayınca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu -Evet deseydim, her yıl farz olurdu, siz de buna güç yettiremezdiniz. Sonra şöyle buyurdu -Size açıklamadığım hususlarda beni kendi hâlime bırakın. Sizden önceki topluluklar çok soru sormaları ve peygamberleriyle ihtilâfa düşmeleri sebebi ile helak olmuşlardır. Size birşey emrettiğim zaman, gücü­nüz yettiğince onu yerine bir şeyden yasakladığım zaman da onu bı­rakın." Müslim; Hac; hadis no 1337. Nitekim bu konuda pek çok hadis gelmiş, öyle ki bu hadisler, hac farîzasının sâbit oluşunda şüphe götürmeyen yakîn ve kesin ilmi ifâde eden tevâtür derecesine ulaşmıştır. Üçüncüsü İcma İslâm ümmeti, gücü yeten kimsenin ömürde bir defa hac yapmasının farz olduğunda ittifak dînde hükmü delillerle bilinen bir inkâr eden, kâfir olur. el-Mevsûatu'l-Fıkhıyye; c 17, s 23. İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- Sahih-i Müslim'in şerhinde şöyle demiştir "İslâm âlimleri, gücü yettiği takdirde kadının hac yapmasının farz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir." Haccın Farzları, Hac kavramı Arapça kökenli bir kelimedir. Anlamı ise kutsal bir şahsı veya kutsal bir yeri ziyaret etmek amacıyla yola çıkmaya denir. Hac İslam'ın 5 esaslarından biridir. Bu nedenle belirli şartları taşıyan Müslümanların hayatlarında bir defa yerine getirilmesi gereken farz bir ibadettir. Hac hicretin 9. yılında farz kılınmış bir ibadettir. Hac mevsiminde dünyanın bir çok ülkesinden Müslümanlar beyaz ihram içinde Mekke'ye gelirler ve orda ibadet ederler. Haccın farzları biri şart, ikisi rükün olmak üzere üçtür. Haccın şartı ihramdır. Rükunları ise Arafat'ta vakfe ve ziyaret tavafıdır. Tavaf Mescid-i Haram içinde Kabe-i Muazzama etrafında dönmek demektir. 3'ü vacip 4'ü farz olmak üzere 7 kere dönülür. Haccın farzları üçtür. Biri yapılmazsa hacc sahih ihramlı Haccı şartlarından biri olan ihram, hac ya da umre yapmaya niyet eden kişinin, başka zamanlarda işlemesi mübah olan bazı fiil ve davranışları, belirli bir süre kendisine haram kılması, yasaklamasıdır. İhrama girmiş olmanın gereklerinden biri olarak giyilen havlu ve benzeri türden dikişsiz kıyafetlere de halk arasında ihram denilmektedir. Ancak ihrama girmek sadece bu giyilen kıyafetlerle olmaz, İhrama Niyet ve Telbiye ile girilir. Niyet yapılacak haccın şeklini kalben belirtmektedir. İhrama giren kimseye, ihramlı olduğu sürece muhrim Muazzamayı Tavaf-ı Ziyaret etmektir. Tavaf Tavaf, Mescid-i Haram içine Kabe-i Muazzama etrafında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vacip olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makam-ı İbrahim'in dışından dolaşarak da tavaf etmek caizdir. Kadınlar tavafta, Kabe'ye yaklaşmamaları efdaldir. Kadına dokunmak ihtimali çok ise, Şafi'lerin Hanefi'yi veya Maliki'yi taklit etmesi lazım olur. Tavafı mescid dışından yapması caiz değildir. Tavafa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavaf-ı ziyareti Arafat'tan sonra yapmak da Durmak Vakfe Arefe günü, Arafat'ın Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durulur. Son Güncelleme 091328 Haccın Farzları ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 0 Yorum Yapılmış "Haccın Farzları" Kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz ekleyin İmanın Şartları İMANIN ŞARTI 6'D1R. 1 - Allah'ın birliğine inanmak. 2 - Melklere inanmak. 3 - Kitaplara inanmak. 4 - Peygamberlere inanmak. 5 - Öldükten sonra dirilmeğe inanmak. 6 - Hayır ve şerrin Allah'dan geldiğine inanmak. ... Setr-i Avret Setr-i avret; namazın dışındaki farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın farzları 12 tanedir ve bunların 6 tanesi dışındaki farzlar, 6 tanesi ise içindeki farzlar olmak üzere ikiye ayrılır. Dışındaki farzlar; namaza başlamadan önce genel olarak n... Oruç Tutmak Oruç tutmak İslamın üçüncü şartı ve her Müslüman müminin yerine getirmesi gereken bir farzdır. Oruç tutmak farzdır ve tutmamak da büyük bir günahtır. Oruç niyet edilerek imsak vaktinden güneş batıncaya kadar süren zaman dilimi içerisinde hiç bir şey ... Namazın Farzları Namazın farzları; namaz kılabilmek için mutlaka yapılması gereken şeylerdir. Namazın farzları tam olarak yerine getirildiği takdirde kılınan namaz kabul olmaz. Genel olarak namazın farzlarını inceleyecek olursak; namazın farzlarının toplam 12 tane ol... Rüku Rüku, Muhammed b. Mukati bize anlatarak dedi ki; Abdullah bize şöyle haber verdi; Yunus bize İbni Şihab ez-Zühri'den, o Salim b. Abdillah'tan, o babası Abdurrahman b. Ömer'den ra şunu nakletti;Allah Resulü'nü sav namaza durduğunda ellerini omuz... Hadesten Taharet Hadesten taharet; namazın farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın farzları; 6'sı içindeki farzlar ve 6'sı dışındaki farzlar olmak üzere 12 tanedir. Namaz kılmaya başlamadan önce ve namaz sırasında bu farzların tam olarak yerine getirilmesi gerek... Kade-i Ahire Kade-i ahire; kelime anlamı olarak "son oturuş" demektir. Namazın içindeki farzlardan biridir. Kelime anlamından öte bir farz olarak anlamı ise; namazın son rekatında en bir Ettehiyyatü okunacak kadar oturulmasıdır. Bu oturuşun tam olarak yapılmaması... Gusül Abdestinin Farzları Gusül abdesti, Allah-u Teala'nın emrettiği, maddi ve manevi temizlik türüdür. Namazın tam olarak kabulü için abdestin ve guslün doğru alınması şarttır. Kadın ve erkeğin cünüplükten kurtulması, hayz ve hifasdan kurtulan kadınların manevi temizliğinin ... Necasetten Taharet Necasetten taharet; namazın farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın toplam 12 farzı vardır. Bunların 6'sı içinden, 6'sı da dışından farzlar olarak adlandırılır. İşte necasetten taharet; namazın dışındaki farzlardan temizlikle alakalı olan bir hu... 54 Farz 1. Allah Tealayı zikretmek Zikir iki türlüdür. Lisan ile zikir, kalb ile zikir. Birinci nev'i zikir zikir sahibini imana, ikinci nev'i Cennet'e erişitirir. Zikirden maksat, Allahü Teâla'nın varlığını, birliğini, yüceliğini, kudretini, rahmetini... Kıraat Kıraat; Sözlük manası okumak demektir. Dini terimde ise Kur'an-ı Kerim'i dudak kımıldayacak şekilde okumaktır. Namaz' ın içindeki farzlardan biride ''kıraat'' tir. Namaz kılarken kıyam halinde ayakta en az bir ayet okunmalıdır.. Bu ayet iki veya ... Kelime-i Tevhit Kelime-i Tevhit; İslamiyet'in açık davası, tevhittir. Yüce Allah peygamberlerini bu davaya hasıl olmak için göndermiştir. Tevhitte sayılamayacak kadar sırlar vardır. İslam hayatında tevhidin sırrını Allah'tan başka ilah yoktur, sözleri gerçek ... İmanın Şartları Setr-i Avret Oruç Tutmak Namazın Farzları Rüku Hadesten Taharet Kade-i Ahire Gusül Abdestinin Farzları Necasetten Taharet 54 Farz Kıraat Kelime-i Tevhit Teyemmünün Farzları Kıyam Haccın Farzları İftitah Tekbiri 32 Farz Secde Abdestin Farzları Tilavet Secdesi İslamın Şartları Popüler İçerik Teyemmünün Farzları Teyemmümün farzları, güzel dinimiz İslamın biz Müslümanlara sağladığı kolaylıklardan birisidir. Suyun bulunmaması veya başka bir zaruri durumda abdest... Kıyam Kıyam, kıyam haline daha yakın olmak veçhiyle ellerini saldığı vakit dizlerine erdirmektir. İsmail Nablusi'nin şerhinde Huccet'ten nakledildiğine göre... İftitah Tekbiri İftitah Tekbiri, İftitah tekbiri alırken ellerin kulak hizasına kadar kaldırılmasıyla ilgili hadis-i şerif rivayetleri ile b. Va... 32 Farz 32 Farz Her müslümanın, otuz iki farzı bilmesi ve uygulaması gereken Farz ameldir. 32 Farz doğrudan değil, bir çok amelin ve yapılması gereken... Secde Secde, Arapça kökenli bu söz dilimi, İslami dinin terimidir. Namazda alın, burnu, el ayalarını, dizleri ve ayak parmakları ile yere koymaya verilmiş o... Abdestin Farzları Abdest, Müslümanların belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde belli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve mest etmek suretiyle yapıl... Haccın farz olduğunu gösteren ayetler hangileridir? İslam’da haccın farz oluşunun Hz. İbrahim ve oğlu İsmail ile birlikte inşa ettikleri ve ilk hac uygulamasına o dönemde başlandığı için, hac ibadetinin kökenleri Hz. İbrahim’in uygulamalarına dayanır. HACCIN FARZ OLUŞUNA DELİL OLAN AYETLER Aşağıdaki âyetlerde haccın başlangıcı hakkında şöyle buyurulur “Bir zamanlar İbrâhim’e, Beytullâh’ın yerini hazırlamış ve ona şöyle demiştik “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Beyt’imi tavaf edenler, namaz kılanlar, rukû ve secde edenler için iyice temizle.” “İnsanları hacca çağır. Gerek yaya, gerek her uzak yoldan gelen, vasıtalarla sana gelsinler!” “Böylece onlar kendilerine ait birtakım faydalara tanık olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belirli günlerde kurban keserken Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan yeyin ve sıkıntı içinde olan yoksula da yedirin. Sonra kirlerinden arınsınlar, adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atîk’i Kâbe tavaf etsinler.” [1] Mekke kenti 630 M. yılında fethedilinceye kadar, Kâbe putlarla dolu olup, müşriklerce kendi usullerine göre ziyaret ediliyordu. Bu konuda ilk olarak hicretin 6 ncı yılında inen, “Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın” [2] âyeti, başlanmış olan hac ve umrenin tamamlanmasını bildirmiştir. Nitekim o yıl, Allah’ın Elçisi, 1400 kadar sahâbe ile birlikte umre için ihrama girip, Hudeybiye’ye kadar gelmiş, ancak Mekke müşriklerinin umreye izin vermemesi üzerine, “Hudeybiye Antlaşması” nı imzalayarak geri dönmüşlerdi. Bu antlaşma gereği ertesi yıl, bu eksik kalan umre kaza edilmiştir. Sağlam görülen görüşe göre, İslâm’da ilk hac, hicretin 9 ncu yılında farz kılınmıştır. Dayandığı delil şu âyettir “Beytullah’a gitmeye gücü yeten herkesin o evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.” [3] O yıl Hz. Peygamber, Ebû Bekir hac emîri olarak görevlendirmiş, kendisi hacca katılmamıştır. Onuncu hicret yılında yaptığı “Veda haccı”, onun yaptığı tek hacdır. Hadislerde şöyle buyurulur “İslâm beş esas üzerine binâ edilmiştir Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Allah’ın Elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Beytullah’ı haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” [4] Yukarıda verdiğimiz, haccın farz olduğunu bildiren âyet inince, Allah’ın Rasûlü ashâb-ı kirama hitap ederek şöyle buyurmuştur “Şüphesiz Allah size haccı farz kıldı, haccı ifa ediniz.” Bir adam, “her yıl mı?” diye sormuş, Rasûlullah susunca, bu soruyu üç kez tekrarlamıştı. Bunun üzerine Allah’ın Elçisi şöyle buyurmuştur “Eğer evet deseydim, hac üzerinize her yıl farz olurdu, buna da güç yetiremezdiniz. Sonra şunları ekledi Ben sizi bıraktığım sürece, siz de beni kendi hâlime bırakın. Çünkü sizden öncekiler, peygamberlerine çok soru sormaları ve görüş ayrılıklarına düşmeleri yüzünden helâk olmuşlardır. Ben size bir şeyi emredince onu gücünüzün yettiği ölçüde yapınız, size bir şeyi yasaklayınca da onu bırakınız.” [5] İbn Abbas yapılan rivâyette, soru soranın Akra’ İbn Hâbis olduğu belirtilir ve şu ilâve yer alır “Kim birden fazla hac yaparsa, bu nâfile hac olur. ” [6] Bu hadis, haccın farz olarak tekrarının gerekmediğini gösterir. İslâm hukukçuları, haccın bir defadan fazla farz olmadığı ve fazla haccın nâfile sayılacağı konusunda görüş birliği içindedirler.[7] Başka bir hadiste şöyle buyurulur “Hac ve umreyi birbirinin ardından yapın, çünkü bunlar körüğün demir, altın ve gümüşten kiri, pası gidermesi gibi, yoksulluğu ve günahları giderir. Makbul bir haccın karşılığı ise ancak cennettir.” [8] Bazı durumlarda birden fazla hac yapmak gerekebilir. Adak haccı ve bozulan bir nâfile haccı kaza etmek bu niteliktedir. Kimi zaman ise hac haram olur; haram para ile haccetmek gibi. Kimi zaman da mekrûh olur; hizmete muhtaç olan ana-babanın iznini almadan haccetmek gibi. Ebeveyn bulunmayınca dede ve nineden, borcunu ödeyecek başka bir malı bulunmayan borçlu ve kefilin, alacaklılardan izinsiz hac yapması da mekruhtur. Hanefîlere göre bu, harama yakın bir kerâhettir. Hanefî, Şâfiî ve Mâlikîler’e göre haram para ile yapılacak hac ibadeti, çirkin olmakla birlikte geçerli olur. Bu üç mezhep, böyle bir haccı, gasp edilen arazi üzerinde kılınan namaza kıyas etmiştir. Her ne kadar ecir ve fazileti azalsa da, o kimsenin üzerinden farz veya nâfile hac düşer. Hanbelîler’e göre ise, haram malla yapılacak hac geçerli olmaz. Çünkü bu mezhep, gasp edilen arazi üzerinde kılınacak namazı da geçerli saymaz.[9] Dipnotlar [1] Hac, 22/26-29. [2] Bakara, 2/196 [3] Âl-i İmrân, 3/97 [4] Buhârî, İman, 1, 2; Müslim, İman, 19-22; Tirmizî, İmân, 3; Nesâî, İmân, 13. [5] Müslim, Hac, 412; Nesaî, Menâsik, 1; A. İbn Hanbel, II, 508. [6] İbn Hanbel, II, 508; Nesâî, Menâsik, I; Şevkânî, age, IV, 279. [7] İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, Kahire 1316, II, 122; Şevkânî, age, IV, 280. [8] Tirmizî, Hac, 2; Nesâî, Hac, 6; İbn Mâce, Menâsik, 3. [9] Kâsânî, Bedâyiu’s-Sanâyi’, II, 223; Zühaylî, age, III, 223. Kaynak Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları İslam ve İhsan Değerli kardeşimiz, İslâm'ın beş şartından biri olan hac, Hicretin 9. senesinde farz ki, insanların ibâdeti için kurulan ilk mâbed, Mekke'deki o çok mübârek ve insanların kıblesi olup âlemlere doğru yol gösteren Kâbe'dir. Onda, Allah katındaki şeref ve hürmetini gösteren apaçık deliller ve İbrahim'in makamı vardır. Ona giren her türlü tecâvüzden emin olur. Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe'yi tavaf etmesi ise, Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Her kim bu hakkı tanımaz ve haccı inkâr ederse, doğrusu Allah bütün âlemlerden müstağnîdir, kimsenin ibâdetine ihtiyacı yoktur."2meâlindeki âyet-i kerimeler Hicretin dokuzuncu yılında nâzil olunca, Hz. Resûlullah bir hutbe irad ederek Müslümanlara bu mükellefiyetlerini şöyle bildirdi"Ey insanlar, hac üzerinize farz kılındı. O hâlde haccediniz."3Resûl-i Ekremin bu tebliği üzerine sahabîler, "Yâ Resûlallah, her yıl mı?" diye Efendimiz, cevap vermeyerek sustu. Aynı sualin sahabîler tarafından üçüncü kere tekrarlanmasından sonra Peygamberimiz Her yıl değil. Şayet 'Evet' demiş olsaydım, muhakkak ki her sene haccetmek üzerinize farz olurdu. Ve siz buna güç yetiremezdiniz."4Peygamber Efendimiz, ashab-ı kiramın aynı şeyi tekrar tekrar sormasından dolayı da şu dersi verdi"Ben bir şey teklif etmeyerek sizi kendi halinize bıraktıkça, siz de beni kendi hâlime bırakınız. Muhakkak ki, sizden evvelki milletler ancak çok sual sormaları ve peygamberlerine karşı muhalefetleri yüzünden helâk olmuşlardır. Binaenaleyh, ben size bir şey emrettiğimde, siz bundan gücünüzün yettiği kadar yapınız. Bir şeyden de sizi nehyettiğimde, artık onu terk ediniz."5Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır"İslâm beş şey üzerine binâ edildi Allah'tan başka ilâh bulunmadığına ve Muhammed'in Resûlullah olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek, Ramazan orucunu tutmak."6Hacc farz kılınınca Peygamber Efendimiz hac yapmak istedi. Fakat sonra,"Beytullahta müşrikler de bulunacaklar ve onu çıplak tavaf edecekler. Bu hâl ortadan kalkmadıkça, ben haccetmek istemem."7buyurarak şimdilik bu isteğini tehir müşrikler, geceleyin Kâbe'yi kadın erkek karışık ve çıplak olarak tavaf ederlerdi. Üstelik bunu, Kâbe'ye hürmet Tecrid Tercemesi, 6 Âl-i imran Sûresi, Müsned, 1255; Müslim, 2 Müsned, 2113; Müslim, 2 Müslim, 4 Buharî, 111; Müslim, 145; Tirmizî, 5 İbn-i Kesîr, Sîre, 2 İnsanü'l-Uyûn, 3233. Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet

haccın farz olduğunu gösteren ayet hangisidir